Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

oldukça sıradan

ne denir, bilirsiniz işte.. uzun zaman boş kalan insanlar kendilerinemutlak bir meşgale arar..

2 tane "dertlilik" etiketli yazı bulundu "dertlilik" tagli diger ogeler resimler , videolar

yazmak zor iş..

vedigersacmalamalar_CAYIBYCO tahliye kapılarını açmak yetmiyor bazen. muslukları kontrol etsen, tüm vanaların açık oldugundan emin olsan  da boşaltamıyorsun bazen  borulardakileri..  sular kesik oluyor bazen, o çok ihtiyacın olan bir damla süzülmüyor yanaklarından aşağı..

     kışlıkları kaldırmak yetmiyor bazen. hava durumları yazın gelişini haber verse de,günün ortası olsa da, güneşin tepede belirecegini bilsen de; var gücünle inansan da  o çok ihtiyacın olan yaz gelmiyor, o tek bir gülümseme belirmiyor suratında..

     ve bazen kendin olamıyorsun, içip içip sarhoş olamıyorsun; kendini bulamıyorsun..

     ve yine bazen anlaşılır olmak istedikçe anlaşılmaz oluyorsun.. 

     &&&

     ve galiba derdin  yokken yazamıyorsun 

kim çözer ki bunca derdi?

ssokaksahnesi_elma hava ılıktır genelde, arada bir yağış alır. o da besler sahibinini dallarını, güneşin göz kırpmalarına aldanıp çiçek açar sahibin. bir iki güne kalmaz başkaları da çiçeklenir. ortalık cıvıl cıvıl olur. derken yapraklarını da gösterir doğaya.. ama "yalancı yalancı" yı oynuyordur hava.. birden çatar kalarını, soğutur bakışlarını.. sahibin üşür, çiçekleri dökülür. tam da küsmüşken havaya sen görünürsün dalların arasında. miniciksindir. sahibin yapraklarıyla üstünü örter, saklar seni kaprisli havanın hışmından.. zamanla araları düzelir bu iki eski dostun.. sen de yavaş yavaş büyürsün. gün gelir kızarırsın, artık yaprakların gücü yetmez seni saklamaya.. görenlere iç geçirtirsin. çok el uzanır seni almak için ama yüksektesindir, yetişemezler. bir sabah sarsıntıyla uyanırsın, acır canın. birşey kemiriyordur seni, anlamazsın ilk zamanlar. sonra bir de bakarsın alışmışsın içindeki kurtla yaşamaya. aradan zaman geçer tüm arkadaşların gitmiştir, sen kalmıssındır birtek. belki can sıkıntısından belki de havanın o günkü kıskançlığından; hafif bir esintiyle atarsın kendini yere. yere atmanla kendini çok kez sana imrenerek uzanmış ama yetişememeiş bir el uzanır üzerine. kaldırıp seni düştügün yerden şöyle bir parlatır ve ağzına götürür. ve peşinden
"-ögg, kurtluymuş" deyip fırlatır, bunla da yetinmez bir de söver.
atıldığın yerde acılar içinde inlersin ama kimse aldırış etmez. bir müddet sonra acın diner. toprak olursun, niceleri gibi..

&&&

hayat hep horgörmez insanı ama horgörülen birine de asla elini uzatmaz. kime sorsan dertli, herkes anlatıyo, kimse dinlemiyo.. kim çözer ki bunca derdi?